Bizi Takip Edin

MEDYA

AKP’li bir bakan yıllar sonra Hürriyet’i ziyaret etti

Tarih

-

Aydın Doğan medyası ile AKP, iktidara geldiği günden buyana gergin bir ilişki yaşıyor. Bizzat Aydın Doğan hakkında açılan davalar ve Doğan'ın şirketlerine kesilen yüklü miktardaki cezalar ortada iken AKP milletvekillerinin (İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın) bile başını çektiği taşlı sopalı saldırılar yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Aydın Doğan arasındaki kavga canlı yayınlara bile yansıdı. Aydın Doğan medyasının tamamen yok edilmesi gerektiği AK-Troller tarafından bangır bangır bağırıldı. Velhasılı kelam kavga büyüktü… Ne olduysa oldu Hande Fırat'ın Hürriyet Ankara Temsilciliği'ne atanması ile işin rengi değişti ve yıllar sonra ilk kez hem de Başbakan Yardımcısı düzeyinde  Hürriyet Gazetesi'nin Ankara bürosuna ziyaret gerçekleştirildi.

Erdoğan, “Ama Hilton Oteli’nin arkasındaki o araziye otel müsaadesi, rezidans müsaadesi verilseydi ey Doğan o zaman keyfin yerinde olacaktı. Sana müsaadeyi vermedik diye çılgına döndün, bak şimdi de orası doğal SİT alanı ilan edildi, bundan sonra da zaten alamazsın. Bunlar hükümet devirip, hükümet kuran zihniyetlerdir” derken, kendisi “Kasımpaşalıyım” deyince, “Ben de Kelkitliyim” diyen Aydın Doğan'a, “Kelkitli seninle yürümüyor, bizimle yürüyor” diye çıkıştı. (23 Ekim 2015 Erdoğan'ın Hak-iş Genel Kurul konuşması)

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak önceki gün Hürriyet Gazetesi'nin Ankara Ofisini ziyaret etti. Başbakan Yardımcısının ziyareti alışılagelenin aksine gazetenin birinci sayfasında tek sütunda verilen anonsla duyuruldu. Bu da AKP ile Hürriyet arasındaki buzların tamamen erimediğinin işareti olarak yorumlandı.
Bu ziyaret sırasında Veysi Kaynak gazeteye bir de bomba gibi haber verdi… İşte o haber:
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, mülteci kamplarının dışında kayıp bir Suriyeli neslin olduğunu söyledi. AB ile ‘Kayıp Nesiller Projesi’ üzerinde çalıştıklarını açıklayan Kaynak, “AB projede vereceği maddi yardımın okul, hastane inşaatında kullanılmasını istemiyor. Kendi STK’ları ile yaptırmak istiyorlar. Biz ise ‘Biz yapalım siz denetleyin’ diyoruz. Ortak bir noktada buluşup bu projeyi hayata geçireceğiz” dedi.
Hürriyet’i ziyaret eden Kaynak, özetle şöyle konuştu:

YERLER ÇOK KIYMETLENMİŞ
Hatay’da Türkiye’nin yakınındaki yerler çok kıymetlenmiş vaziyette. Buralara Suriye savaş uçakları gelemiyor. O tarafa yaklaştığında bizim hava savunma sistemimiz uçaklara kilitleniyor. Bu bölgede 650 bin dönüm arsa bulduk. Öyle bir yer oluşturalım ki hem Türkiye’nin dışında olsun hem rejimin tehdidi altında olmasın hem de bizim iç güvenliğimize zarar veremesin istedik. İnşaatı tamamlandı. Bu kamp Atme kampı gibi kontrolsüz olmasın istiyoruz. Kontrollü bir kamp olsun istiyoruz. Zaten orada kampın girişi-çıkışını kontrol etmezsek DEAŞ’çısı da gelir El Kaide’cisi de…

GÜVENLİ KÖY PROJESİ
Kilis’te sivil hayat kurmak için çalışmalar yapıyoruz. Azez ve Çobanbey’de 650 bin insan var. 180-190 bin insan açıkta. Köy evleri yaparsak burada toprak verimli. Zeytin, fındık, pamuk yetiştirilebilir. Kendi hayatlarını yürütsünler.

DUVAR BAHARA BİTECEK
Cilvegözü’ne 12 km. mesafede toplama merkezi yaptık. Duvarın dibine bir zemin hazırladık. Zaten 1000-1500 kişi sınırı zorluyor bunlar mülteci de değil, kaçakçı. ‘Duvar bitsin sonra bu merkezi bitirelim’ dedik. Duvar bahar ayında biter. Göç beklemiyorum. Tahliyeler başlayınca İHH’nın oradaki kampına destek verdik. 30-35 bin kişilik kapasite oluşturacağız.

GROZNİ KORKUSU
Muhalefet, İdlib de Grozni gibi olur diye korkuyor. Allah korusun, Rusların Grozni’de yaptığı gibi toplu katliam olur endişesi var. ‘1500 savaşçı kaldı’ diyorlar. Onlar da bırakıp çıkmışlar. Rusya ve İran ile gerekli görüşmeler yapılırsa, o insanların orada barınma ihtimali sağlanırsa, böyle bir kampa ihtiyaç olmayabilir.

EL BAB BİTTİĞİNDE GÜÇ KAYBI OLACAK
Musul’da operasyonlar devam etmiyor. Musul civarında, operasyonlar durunca tamamen Mümbiç’e yığınak yapmışlar. Mümbiç’ten önce de El Bab’a… Bu kadar uzamasının nedeni bu. Rakka’ya Musul’dan baskı yok. El Bab bittiğinde güç kaybına uğrayacaklar.

KALMA-GİTME EĞİLİMİ YARI YARIYA
Savaş ve krizlerde doğum oranı da artıyor. Nesli devam ettirme güdüsü oluyor. Türkiye’den Suriye’ye geri dönüşün ne kadar olacağını tahmin etmek de mümkün değil. Bulunduğunuz yerde eğitim, sağlık ne kadar iyi ise o ülkede kalmak istersiniz. Kalma ve gitme eğiliminin yarı yarıya olduğu kanaatindeyim.

KORUYUCU AİLEYE VERİLEBİLİR
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, İHH ile birlikte Reyhanlı’da yetimhane kurdu. Suriye tarafında 4 bin civarında yetim olduğu söyleniyor, bence bu sayı çok daha fazla. Bu çocukları yetimhaneye yerleştirmek istiyoruz. Koruyucu ailelere verilmesi de düşünülüyor. Çok da talep var. Bunun üzerinde çalışıyoruz.

KAYIP NESİL İHTİMALİ VAR
Kamplar dışına gözümüzü çevirmeliyiz. Kamplardakiler bir şekilde kontrol ediliyor. Dışarıda 2.5 milyon insan var. 3 ay sonra gidecek diye eğitimi, kadını hayata katmayı es geçmişiz. Bu sene eğitim oranında artış oldu. Buraya geldiğinde 15 yaşında olan bir çocuk daha eğitimli olsaydı… Ortada bir kayıp nesil ihtimali var. Bu kayıp nesil Türkiye’de kalsa da Suriye’ye gitse de Avrupa için büyük bir tehlike. Bunun için bir proje yapacağız.

MESLEKSİZ, UMUTSUZ OLACAKLAR
Bunlar Türkiye’de kalsa da gitse de mesleksiz umutsuz olacaklar, ya DEAŞ ya El Kaide’ye yazılacaklar.

BİZ YAPALIM SİZ DENETLEYİN
Sağlığa 120 bin avro, eğitime 190 bin avro ayrıldı. AB cari harcamalara bu parayı vermek istiyor, inşaata vermek istemiyor. Ameliyatları açık alanda yapma şansımız yok. Bu kısım aşıldı gibi. Şimdi ise kendi sivil toplum kuruluşları vasıtası ile yapılsın istiyorlar. O zaman da miktarın çoğu konaklama, müşavirlik hizmetlerine gidiyor. Ben de ‘biz yapalım siz denetleyin’ diyorum. Ortak bir noktada buluşup bu projeyi hayata geçireceğiz.”

TANKIMIZI ALMAN MALI TANKSAVAR KATLEDİYOR
VEYSİ Kaynak, El Bab’da 16 askerin şehit olduğu o gecenin perde arkasını Hürriyet’e anlattı: “Bölgede görevli vali, kaymakam, sağlık müdürü ve bir paşadan o geceyi dinledim. Tipi ve sis nedeniyle ne yol ne iz kalmış. Olay sınırımızın 67 kilometre derininde gerçekleşiyor. Peki DEAŞ’a bu havanı kim verdi? Ben söyledim Macaristan ve Hırvatistan Devlet Başkanlarına, mülteci gelmesinden korkuyorlardı. Dedim ki ‘DEAŞ ile biz mücadele ediyoruz ama bizim tanklarımızı Alman malı tanksavar katlediyor. Ellerindeki Docka’ları nereden alıyorlar?’ Milli Savunma Bakanımız da geçen hafta açıklamasında ‘4 tank ele geçirdik’ dedi. Düzenli ordu gibi…”

SURİYE’DEKİ TAPUNU GETİR
Bugün Türkiye’de 2 milyon 770 bin civarında Suriyeli Mülteci var. Suriye’de her şey stabil hale gelsin ki geri dönebilsinler. Eski Kilis Valisi bir proje başlatmış. ‘Herkes Suriye’deki tapularını getirsin’ demiş. Kıbrıs’ta nasıl Rum tarafı tapuları ile tazminat istiyor. Yarın barış olduğunda bu veriler olsun. Kilis valimiz ile konuştum, çalışma yapılıyor. 

HÜRRİYET’E KONUŞTU
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ı Hürriyet Ankara Temsilcisi Hande Fırat ile eski Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek karşıladı.
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir