SON DAKİKA

Medyahanesi

Kılıçdaroğlu MİT’in Zarrab raporunu tekrar gündeme taşıdı

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Senin hükümetin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ihanet etti.

Kılıçdaroğlu MİT’in Zarrab raporunu tekrar gündeme taşıdı
Bu haber 05 Aralık 2017 - 17:14 'de eklendi ve kez görüntülendi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, ABD’de İran’a yönelik yaptırımların ihlal edilmesi davasında itiraflarda bulunan Rıza Sarraf’a devletle ilgili sırların dönemin hükümeti tarafından verildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı rüşvet dosyalarını kapatmakla suçlayan Kılıçdaroğlu, “Senin hükümetin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ihanet etti” dedi.

CHP’nin grup toplantısı bugün Meclis’te değil, Ankara Arena’da toplandı. CHP Kadın Kolları tarafından kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 83. yılı şerefine düzenlenen toplantıda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Kudüs. 68 kuşağından çok sayıda gencimiz bugün Filistin topraklarında yatmaktadır. Filistin’in bağımsızlığı için gittiler. Filistin’in devlet kurmaları bizim için önemlidir. Bu salondan yüz binlerce kadının selamını, saygısını gönderiyoruz. Sizin devlet talebinizi, demokrasi talebinizi destekliyoruz. Kudüs üzerinde kimse oyun oynamasın. Ortadoğu’da yeniden kanın, gözyaşının neden olurlar. Hiç kimse Kudüs üzerinde oynamasın. Hiç kimse onlara olan desteğimizi engelleyemez.

Bugün 5 Aralık. Kadına seçme ve seçilme hakkının verildiği 83. yıl. 1934’te bu hakkı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları bir yasa ile tanıdılar. 1934’te Türkiye’de kadınlar seçme ve seçilme hakkına sahip olurken Fransa bu hakkı 10 yıl sonra, 1944’te, İtalya, Arjantin, Meksika 1946’da verdi. Yunanistan 1952 yılında verdi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk şunu çok iyi biliyordu. Erkekler cephede savaşırken onlara silah desteğini, omuzunda top mermisi götüren bu ülkenin yılmaz kadınlarıydı. Mustafa Kemal Atatürk 1934 yılında bunu verdi. İlk kurultaydan sonra yüzde 33 cinsiyet kotası getirdik. Yeter mi? Hayır. Bunun parlamentoda siyasi partiler yasasına da girmemiz lazım.

“YAŞAM TARZLARINI ASLA SORGULAMADIK, SORGULAMAYACAĞIZ”

Bütün kadınların önünde söz veriyorum, önümüzdeki günlerde Grup Başkanvekillerine talimatım yüzde 33 cinsiyet kotası içeren siyasi partiler yasası değişikliğini TBMM’ye sununuz. Biz bunu genel kurula indirdiğimizde kadınlara haber vereceğiz, kim evet diyor, kim kadınların siyasette daha az yer almalarını istiyor orada göreceğiz. Sizler de izleyin, bizler de takipçisi olacağız. Madem ki kadınlar üretmek istiyorlar, siyaset istiyorlar. Bütün bunları sağlayan bir parti var. Adı CHP’dir. Gelin CHP’ye. Sizin yaşam tarzınızı asla sorgulamadık, sorgulamayacağız. Görüşünüz, inancınız ne olursa olsun bütün kadınları CHP’nin çatısına bekliyorum.

“VERGİ KAÇIRMAK İÇİN HER TÜRLÜ SEHTEKARLIĞI YAPARLAR”

Bu söylediğim Emine Akçay’ın dramıdır. Man Adası’nda şirket kuranların değil. Bu ülkenin bütün kadınlarına sesleniyorum. Bu düzene evet diyorsanız ben buna isyan ediyorum. Bu düzene isyan ediyorum. Emine Akçay’ları yaratan düzene isyan ediyorum. Çünkü ben Bülent Ecevit’in gazi Mustafa Kemal’in düzeninden geliyorum. İnsanca ve hakça bir düzen istiyorum. Herkesin özgürce dolaşabildiği bir düzen. Herkesin can ve mal güvenliğinin olduğu bir düzen. Siz sadece yandaşlarınızı düşürseniz bu düzen insanca ve hakça bir düzen değildir. Bu mücadelenin kahramanları bu ülkenin kadınları olacak. Ekmek alırken vergi ödüyorsunuz, çocuğunuza sakız alırken vergi ödüyorsunuz. Ama birileri vergi ödememek için her türlü tezgahı kuruyor. Az önce söyledim, Emine Akçay odun almak için vergi öder, Man Adası’nda şirket kuranlar vergi kaçırmak için her türlü sahtekarlığı yaparlar. Ben bunun hesabını sormayacak mıyım?

“KAÇACAK DELİK BULAMASINLAR”

Bu haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliği yaratanlar kaçacak delik bulamasınlar. Hakkı hukuku ve adaleti kadınların gücüyle Türkiye’ye getireceğiz, hiç endişem yok. Bugün kendimi binlerce çiçeğin arasında koşan genç bir çocuk gibi hissediyorum. Bugün burada Cumhuriyet tarihimizin en önemli toplantılarından birini yapıyoruz.
‘DUALARIMIZ DENİZ BAYKAL’LA’

Bugün önceki Genel Başkanımız Deniz Baykal’ı Almanya’ya yolcu ettik bütün dualarımız Deniz Baykal’la. Gönlü burada. O çünkü Cumhuriyet için demokrasi için mücadele etti. Şifalar diliyoruz.

“SITKI AYAN KİMDİR? CEVAP YOK”

1 sterlinlik şirkete 15 milyon dolarlık para niçin gelir, neden gider bu paralar? Hala cevabı yok. Bunlar diyorlar ki, biz adil vergileme getirdik. Vergilemede adalet yok. Hala belgeler sahtedir diyorlar. Kendilerine cevabım çok basit. Madem sahteydi, Meclis’te komisyon kuralım, çoğunluk sende. Gelmiyorsun. Kurmuyorsun, sahte olmadığını da sen biliyorsun. Sen istiyorsun ki benim sahtekarlıklarım Meclis’te ortaya çıkmasın. Sözüm söz bunu sonuna kadar takip edeceğim. Bu bir şirket ticaretiymiş, hangi şirket cevap yok? Kar ne? Cevap yok. 1 sterlinlik şirket 15 milyon dolarlık ticareti niçin yapıyor? Cevap yok. Sıtkı Ayan kimdir? Cevap yok.

“SEVGİLİ ERDOĞAN, DOKTORU YANINA AL”

Sevgili Erdoğan gözlerinden öpüyorum seni. Sevgili Erdoğan doktoru yanına al. Enişten Ziya İlgen’in Man Adası’nda şirketi var mı? Bir daha soruyorum. Enişte niye şirket kursun?

“BENİM EVİMDE AYAKKABI KUTUSU YOK”

CHP Genel Başkanı’nın evi aranmalı ve belgelere el konulmalıdır diyor aklı evvel bir milletvekili. Korkudan. Ben sayın Külünk’ü hanımefendi ile birlikte evime davet ediyorum. Buyursun gelsin. Biliyorum benim evim onun evi kadar zengin değil, koltukları kadar zengin koltuğumuz da yok. Gelsin eşi ile beraber. Arzu ederse evimi gezdirebilirim kendisine. İstediği kitabı alır ama bir şeyden emin olmasını isterim. Vallahi de billahi de benim evimde ayakkabı kutusu yok. Daha belgeyi görmeden sahte ilan ettiler. Bir görün kardeşim. Sahtekarlığın ne olduğunu da siz çok iyi bilirsiniz. Her türlü numara var sizde? Ben eski maliyeciyim. Mal nasıl götürülür ben çok iyi bilirim.

“2002’DE OY VERDİĞİN ERDOĞAN 2017’DEKİ ERDOĞAN MIDIR”

AK Partili kardeşlerime sesleniyorum: Senin oyuna her zaman saygı gösterdim. Elini vicdanına koy bir düşün. 2002’de oy verdiğin Recep Tayyip Erdoğan 2017’deki Erdoğan mıdır? Keçiören’de mütevazi bir dairede kaldı, 2017’deki Erdoğan kibrine teslim olan milleti tepeden gören ağzına geleni söyleyen servet içinde yüzen servetinin hesabını milletin önüne koyamayan bir Erdoğan var.

“YABANCI SERMAYENİN TÜRKİYE’YE GELMESİNİ İSTİYORSAN GAZETECİLERİ SERBEST BIRAKACAKSIN”

Şimdi kafayı işadamlarına taktılar. Önce kabinemize sesleniyorum diyor, Binali Yıldırım hükümetine talimat veriyor. Bunlara çıkış izni vermemelisiniz diyor. Bu adamlar vatan hainidir diyor. Bu kazançları yurtdışına kaçırmak isteyenlere biz iyi gözle bakmayız diyor. Biz de onun için sana iyi gözle bakmıyoruz. Dönüp kendi akrabana baksana. İşadamına sana göstereceğim, senin yurtdışına çıkışını yasaklayacağım diyor. Hani eskiden Türkiye’ye geliyorlardı şimdi kaçıyorlar. Çünkü hiçbirinin can ya da mal güvenliği yok. Sen yabancı sermayenin Türkiye’ye gelmesini istiyorsan milletvekillerini, gazetecileri serbest bırakacaksın. Medya özgürce yazacak, yargı bağımsızlığını sağlayacaksın. Üniversitelerde düşünce özgürlüğü olacak. Görevine son verilen hocaları görevlerine getireceksin.
Sen hukukun üstünlüğünü sağlamazsan ne dersen de dikiş tutmaz. Ülkeni seviyorsan bunları yapacaksın. Bu ülkede huzur bırakmadın, konuşuyorsun 80 milyon geriliyor. Makul bir konuşma yap. Sanıyor ki ben bağırdıkça onlar susacak. İstediğin kadar bağır bizi susturamazsın.

“SANIRSIN ÜLKEYİ CHP YÖNETİYOR”

Ekonominin geldiği hale bakın. Mobilyanın başkenti İnegöl’e git bakalım, yaprak kımıldamıyor, OSTİM’de yaprak kımıldamıyor. Sorsan bunun sorumlusu CHP diyecektir. Sanırsın ülkeyi CHP yönetiyor. Fakir ailelerin kullandığı tüpgazın fiyatını biliyor musun? Tüpgazın fiyatı 100 liraya yaklaştı.

Bekir Bozdağ karanlık güçler baronlar benim istifa mı istiyormuş diyor. Hükümetin sözcüsü de benim istifamı istiyor. Kılıçdaroğlu’nu nasıl yok edebiliriz projesi kuruyorlar. İstediğiniz kadar uğraşın Kılıçdaroğlu bu milleti ve adaleti savunacak.

“RÜŞVET ALAN BAKANLARI AKLADILAR”

Gelelim Rıza Sarraf’a… Dün hayırsever işadamıydı. Devletin protokolünde yer alıyordu. Rıza Sarraf en önde oturuyor. Havuz medyası bu Rıza Sarraf’ı televizyona çıkardılar. Bir sahtekarın arkasına Türk bayrağını fon olarak kullanan havuz medyasını şiddetle kınıyorum. A Haberi de, ATV’yi de kınıyorum. Bir de tweet atıyorlar, Rıza Sarraf’a şeref madalyası takmalıydık diye. Şeref madalyasını nereye takacaksın. Türk bayrağını bir sahtekara kullandıran vatan hainidir. TV’ye çıkardılar yetinmediler. Plaketler verdiler. Bakanlar önünde diz çöktüler. Rüşvet alan bakanları akladılar. Rüşvet alan bakanların Yüce Divan’a gitmesini engellediler.

“KİMDİ BU MİLLETVEKİLLERİ?”

Oturdular bakanlar getirdiler, önünde diz çöktü bakanlar, plaketler verdiler. İtiraz edildi, rüşvet çarkı çıktı ortaya. Meclis’te komisyon kuruldu. AK Partinin milletvekilleri rüşvet alan bakanları akladılar. Rüşvet alan bakanların yüce divana gitmesini engellediler. Kimdi bu milletvekilleri? Hakkı Köylü, Kastamonu milletvekili. Sahtekarı aklayan bir kişidir. Yılmaz Tunç, Bartın milletvekili. Kemal Şerbetçioğlu, Bursa milletvekili. İlknur İncegöz, Aksaray milletvekili. İsmet Su, Bursa milletvekili. Bilal Uçar, Yusuf Başer, Ayşe Türkmenoğlu, Konya milletvekili. Ben bunlara denmiştim ki “Siz Rıza Sarraf’ın önüne yatıyorsunuz?” Şimdi yattığınızı daha iyi görüyorsunuz daha iyi görüyorsunuz değil mi? Benim haklı çıktığımı daha iyi görüyorsunuz değil mi? Ve yurtdışına çıkış yasağını kaldırdılar. Bu nasıl devlet anlayışıdır?

“KORKULAN SARRAF’IN KONUŞMASIYDI, BÜLBÜL GİBİ KONUŞTU”

ABD’de gözaltına alındı bizimkilerde bir telaş. En çok da gözünden öptüğüm adam telaşlanıyor. Şu adamı verin, ne isterseniz yaparız. Yalvar yakar istediler, vermediler. Şu ABD’lilerin de yaptığı zulüm, böyle bir şey olur mu? Şeref madalyası takılacak kişiyi ABD hapse attı. Nota verdik iki sefer. Şimdi AK Partili kardeşlerimin vicdanına sesleniyorum. Rüşvetçi için ABD’ye iki kez nota veren hükümet başına çuval geçirilen askerlerimiz için bir nota bile vermedi. Korkulan Rıza Sarraf’ın konuşmasıydı, bülbül gibi konuştu.

“SARRAF’IN CASUS OLDUĞUNU BEN ZATEN DAHA ÖNCEDEN SÖYLEMİŞTİM”

Savcılık soruşturma açmış. Gizli kalması gereken bilgileri temin ettiği gerekçesiyle mal varlığına el konulmasına karar vermiş. Sarraf’ın casus olduğunu ben zaten daha önceden söylemiştim. Ben şu soruyu sordum. Sarraf’a bu bilgileri kim verdi? Devletin sırlarını kim verdi?

“18 NİSAN 2013 TARİHİNDE DÖNEMİN BAŞBAKANI ERDOĞAN’IN ÖNÜNE BİLGİ NOTU BIRAKILIR, KONU RIZA SARRAF’TIR”

Rıza Sarraf’ı da izleyen bu devletin saygın kurumları var. 18 Nisan 2013 tarihinde dönemin başbakanı Erdoğan’ın önüne bilgi notu bırakılır, konusu Rıza Sarraf’tır. Yapılan tüm sahtekarlıklar anlatılır. “İran’a yönelik ambargoya rağmen, İranlı şahısların para transferini gerçekleştirmesi bağlamında, Sarraf’ın yakın gelecekte ABD tarafından yasaklı kişiler listesine dahil edilebileceği, Türkiye-ABD ilişkilerinde sorun yaşanabileceği, Ebru Gündeş evliliği nedeniyle kamuoyunun dikkatlerini üzerine çeken, Ekonomi Bakanı Çağlayan ve Bakan Güler ile ilişkisinin ortaya çıkması halinde hükümet aleyhine kullanabileceği değerlendirilmektedir” diyor. Ne zaman bu tarih, 17-25 Aralık’tan 9 ay önce söylüyor.

“BÜTÜN SIRLARI SARRAF’A TESLİM ETTİLER”

Ben Recep Tayyip Erdoğan’a söylüyorum. Bu sahtekarlığın yaptığı dolandırıcılık, bakanlarına verdiği rüşvet. Senin önüne konuldu. Sen ne yaptın? Sen bu dosyayı kapattın? Sen sahtekarlığı görmezden geldin. Şimdi casusmuş efendim, e zaten casus, zaten sahtekar. Bu bilgileri kim verdi? Bu bilgilerin tamamını senin bakanların, yani senin hükümetin verdi. Senin hükümetin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ihanet etti. Bütün sırlarını götürüp Sarraf’a teslim ettiler.
Şimdi soruşturmayı yapan savcılara sesleniyorum. Rıza Sarraf’ı savunanları meslekten atacaksınız.

BİNALİ YILDIRIM’A ÇAĞRI: BU LEKEYİ TEMİZLEYELİM

Hükümete, Sayın Binali Yıldırım’a çağrı yapıyorum. Türkiye ile ilgili bir davanın ABD’de görülmesi beni rahatsız ediyor. Madem ki bir soruşturma açıldı, parlamentoyu harekete geçirelim, bu lekeyi biz temizleyelim. Bizim ülkemizde adaletin olduğunu, rüşvet dağıtan ve yiyenin yargılandığını ve mahkum edildiğini bütün dünyaya ilan edelim. Gelin dosyayı yeniden açalım, bir soruşturma komisyonu kuralım. Bu olayı biz temizleyelim. Başkasına temizletmeyelim. Bu samimi çağrımı yapıyorum.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA: