Connect with us

MEDYA

Halk Tv’den atılan muhabir Halk Tv’nin kitabını yazdı

Published

on

CHP'nin yayın organı Halk Tv'de yaşananları televizyondan atılan muhabir Makbule Cengiz, “Üzgünüm Yazmak Zorundaydım” adlı kitabında anlattı. Makbule Cengiz'in kitabının ayrıntılarını ise Aydınlık yazarı Hikmet Çiçek, kalema aldı.
İşte Hikmet Çiçek'in Aydırnlık'taki o yazısı:
Bir gazeteciyi iki yıl önce “evinden” kovdular. Onu kovanları, “bir zamanlar ülkenin en iyi insanları” sanıyordu. “Emek”, “basın özgürlüğü” diye mangalda kül bırakmıyorlardı. Fakat onu, yüzlerinde en ufak bir insani belirti olmadan kapının önüne koydular. 28 yaşında “işsiz gazeteciler” kervanına katıldı.
İki yıl önce Halk TV’den kovulan Makbule Cengiz’den söz ediyoruz. “Üzgünüm yazmak zorundaydım!” Cengiz’in kitabının adı. Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıktı.
Bir dönem Cemaat gazetesi Bugün’de köşe yazarlığı yapan, Fethullah Gülen’i öven yazılar yazan Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Hakan Aygün kitabın baş rol oyuncusu. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra “Hakan Aygün’e neden hiçbir şey olmadığını uzun uzun düşündüm. Bir cevap bulamadım. Gemisini yüzdüren kaptana hiçbir şey olmuyor bu ülkede! Sanki gizli bir el koruyordu bu adamı. Kimdi bu gizli el?” diyor, Makbule Cengiz.
Tarafsız, doğru, samimi habercilik bir kenara bırakılmıştı. Hakan Aygüngiller, haberciliği salt reyting biliyor; iyi gazeteciyi şöhret sahibi olan diye tanımlıyordu. Aygün, televizyonculuğa haberci olmayan güzel kızların haber sunduğu 1990’larda başlamıştı ve orada kalmıştı.

AYGÜN'Ü KİMLER KORUYOR?
“Fethullah Gülen din devleti kurmaya teşebbüsten beraat etti. Çağdaş Türkiye’ye böyle yargılamalar yakışmıyor,” diyerek FETÖ’nün elebaşını savunan Hakan Aygün’ü CHP içinde ve dışında kimler koruyor?
Yine Cemaat’in gazetesindeki aynı köşe yazısında, “Nâzım Hikmet’i sürgünde öldürdük de ne oldu? Fethullah Gülen’i de öldürmeyelim,” diyen; Nâzım Hikmet ile Fethullah Gülen’i yan yana getirip karşılaştıracak kadar değersizleşmiş Hakan Aygün’ün Cemaatçi olduğundan şüphelenmekte haksız mıyız? Nâzım Hikmet gibi bir vatan şairi ile dini kullanarak insanları sömüren, bir ülkeyi hiç düşünmeden ateşe atacak kadar gözü dönmüş olan Fethullah Gülen nasıl kıyaslanır? Cengiz buna isyan ediyor.

KİMSE ONA DOKUNAMIYOR
Makbule Cengiz başına gelenleri anlattığında Kemal Kılıçdaroğlu da, CHP Genel Merkezi de, kanalın resmi sahibi olan Deniz Baykal cephesi de herkes Hakan Aygün’ü eleştiriyor, “Haklısın Makbule” diyorlar, ama kimse Aygün’e dokunamıyor. Cemaat kanallarında nöbet tutup, TOMA’ların önüne yatan CHP’li vekiller, Cengiz için ve Halk TV mağduru diğer gazeteciler için tek kelime etmiyorlar. Cengiz kitabında buna dikkat çekiyor. “Halk TV, Hakan Aygün’den başlayarak içindeki Cemaat sevicileri temizlemelidir. Çalışıp emek verip bugüne getirdiğimiz kanalı, bu adamların harcamaları kanıma dokunuyor” diyor, Cengiz. Darbe girişiminden sonra, Cemaat karşıtı vekillere İlhan Cihaner, Aykut Erdoğdu, Eren Erdem, Zeynep Altıok Akatlı gibi parti tabanı tarafından sevilen CHP milletvekillerinin sansürlenmesini bizzat Hakan Aygün tarafından istendiğini Cengiz’in kitabından öğreniyoruz. CHP kanalında CHP milletvekillerine sansür uygulanıyor ve Halk TV yandaşlara karşı özgürlük mücadelesi veriyordu!
KİM BU BARIŞ?
Makbule Cengiz, kimliği belirsiz Barış’ın eski gazeteci, yeni milletvekili Barış Yarkadaş olduğunu ifade ediyor. Barış Yarkadaş’ın Gerçek Gündem’inin Halk TV’de yaşanan skandalları haber yapmadığını kaydediyor. “Halk TV’de şu âna kadar yaşanan birçok kovulma ve programların yayından kalkması neden hiç Barış Yarkadaş’ın Gerçek Gündem’inde de yer bulmadı?” diye soruyor.
Bir dönem CHP’nin yayın organı olan Ulus gazetesinin hapislere düşmeyi göze alıp habercilik yapan gazeteciler nerede, Halk TV yöneticileri nerede? Darbe teşebbüsünün olduğu gece TRT spikerinin okuduğu darbe bildirgesini Halk TV’nin de aynı anda canlı yayınlaması ve spikerin sık sık bildiriyi tekrarlamasına dikkat çekiyor Cengiz.
Makbule Cengiz, ilk olarak 2012 yılında Halk TV’ye giriyor. Kaset kumpasından sonra, Kılıçdaroğlu ile “Yeni CHP” dönemi başlıyor. Kılıçdaroğlu borç içindeki kanalı hemen elden çıkarmak istiyor, Baykal ise kabul etmiyor. Bu belirsizlik içerisinde kanal oldukça zor günler geçiriyor. Haziran ayında çalışanların ödenmeyen maaşlarının yanına, kanala gelmeye başlayan icralar da eklenince sona gelinmek üzere olduğunu anladı herkes. Cengiz’in Halk TV macerası sona eriyor. Bu ara kanalın yönetimi değişmiş, Hakan Aygün dönemi başlamıştır. Cengiz’in de kanalda ikinci dönemi başlar.

SONER YALÇIN'IN ALMASINI ENGELLEDİLER
Tam da bu dönemde gazeteci Soner Yalçın, Halk TV’yi satın almaya çalışırken tutuklanır. Cemaat, kendileriyle ilgili haberler yapan Odatv’nin sahibi Soner Yalçın’ın adını çizmişti, cemaatle ilgili gerçeklerin Halk TV’den verilmesinin önüne geçmek istiyorlardı. Geçtiler de… “Bu zor günlerde Nihat Genç Halk TV’ye elini uzattı. ‘Reytingi oldukça yüksek olan’ bu aydın insan Halk TV’de çok az parayla program yapmayı kabul etti. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Halk TV popüler olunca ilk Nihat Genç’ten vazgeçti. Küstürüldü o aydın, çokları gibi… Halk TV zor gün dostlarını çabuk unuttu. Oysa Ümitköy’deki binadayken Hakan Aygün’ün Nihat Genç’i ikna edip, kanala getirmek için nasıl çaba sarf ettiğini iyi hatırlıyorum.”

“BİZİM KALTAK”
Gezi direnişini uzun uzun anlatan Makbule Cengiz, bu eylemler sırasında yıldızı parlayan Halk TV’nin genel yayın yönetmeni Hakan Aygun’ün ruh halini şöyle anlatıyor: “Hakan Aygün oldukça laubali bir ifadeyle yanıma gelip, ‘Dün gece çok iyiydin. Evde izlerken vay be iyi rol yapıyor bizim kaltak dedim,’ dedi… kan beynime sıçradı. Bir gece önce yaşananların rol olduğunu mu sanıyordu bu herif? Evinin koltuğunda beni izleyip, reyting yapacak atraksiyonlar yarattığımı mı düşünüyordu? Böyle iğrenç bir kurgu ancak onun aklına gelebilirdi, benim değil… Aslında o gün anlamalıydım yaşanan her şeyi reyting için şahane bir kurgu olarak gördüğünü.”

FAZLA MESAİ
“O yaz tüm kanal çalışanlarına zorla fazla mesai istemediğimize dair bir kâğıt imzalatıldı… Zorla imzalatılan kâğıtla fazla mesai haklarımızdan feragat ettiğimizi söylüyorduk. Ne kadar iyi niyetten uzak. Adamlar, bizi kovduklarında açacağımız fazla mesai davasını bile hesaplamışlar. Günde 18 saat fazla mesai yapmama rağmen sadece sekiz saat çalışıyormuş gibi gösterdiler. Ve ben bu kâğıdı imzaladım. Suç benim, imzalamamalı ve bu koşulları kabul etmemeliydim.”

HALK TV EKRANINA ÖYLE İSİMLER ÇIKTI Kİ!
Makbule Cengiz kitabında, Nihat Genç’in, Soner Yalçın’ın, Yılmaz Özdil’in çıkarılmadığı Halk TV’ye, Taraf gazetesinin “bavulcu”su Mehmet Baransu’nun nasıl çıkarıldığını anlatıyor. “Halk TV Ana Haber’e bağlanan Baransu, Cemaat’e yönelik operasyonu değerlendirdi. Bu durum o günlerde sosyal medyada büyük şaşkınlık yarattı. Cemaat’in medyadaki seslerinden olan Nazlı Ilıcak, Halk TV Ana Haber bültenine canlı telefon bağlantısıyla bağlanarak gündeme dair açıklamalar yaptı.Solcu yazarlara ekran ambargosu uygulanırken, Halk TV ekranı Cemaatçilere açıldı.”

BERTARAF EDİLEN GAZETECİLER
Bir de Halk TV’nin “bertaraf” ettiği gazeteciler vardı. Mustafa Balbay, Enver Aysever, Nihat Genç, Ruhat Mengi gibi. Cengiz şöyle yazıyor: “Halk TV’nin ambargo uyguladığı önemli isimlerden Yılmaz Özdil de kanalda sadece CHP propagandası yapılmasına ve yapıcı eleştirilere bile yer verilmemesine tepki göstererek, ‘AKP’nin oylarını düşürmek için mevcut CHP’de umut olmadığını Halk TV’nin goygoycuları bile biliyorken, Halk TV seyredenler bilmiyor mu?’ diye sordu… Oysa Halk TV ekranına çıkıp, CHP övgüsü yapanlar hemen yarım yamalak yaptıkları gazeteciliği bırakıp siyasete atıldı. Kimisi vekil oldu, kimisi onu bile beceremedi!”
Makbule Cengiz’in kitabında daha neler var neler…
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir