Esas korkum

Ali Naci Maral

Pazar günü aylaklık yapıp sokaklarda gezerken bir baş ağrısı saplandı. Artık buna neden; aklımdan geçenler miydi yoksa lodos mu bilinmez...

Son günlerde yaygın olan (örnekse siyasetçiler) ama insanoğlunun var olmasından beri aklına geleni söyleyip, sözün nerelere savrulacağını bilememek...

Tabii herkesin başına gelebilir, bunu çok da yadırgamamak gerekir diyebilirsiniz. Niyetlerin iyi olduğuna inanarak ama bir o kadar da şaşırarak, düşünmeden (bazıları belki düşünerek söylüyordur kim bilir) aslında istemediği, istenmeyen sözleri ve niyetleri söyleyiverdiğini/söyleyiverdiğimiz görünce, bu akıl tutulması nasıl bir şey ki, en akıllı sandığından en vasatına kadar herkesi içine alıyor.

Neyse ben buradan hareketle konuyu bireyselleştireyim istiyorum. Hepimizin ortak düşüncesi bireyin doğumu ile ilk eğitimini aldığı aile, sosyal çevre ve eğitim kurumlarının gelişmesini sağlayan aşamalar olduğunu biliyoruz. Bu genel kural içinde verilen tüm eğitimleri herkesin aynı ölçekte adaletli bir dağılımla alamadığı bir gerçek ama asgari müşterekleri de göz ardı etmemek gerek...

Bir de ben ellili yaşları geçmiş biri olarak huylarımızı ve genetik bağlantısını merak eder oldum. Nedeni de bu yaşa gelene kadar (ara ara hala devam ediyor) hiç anlaşamadığım babama benzer davranışlar sergilediğimi gözlemlemek. Bu beni dehşet ürkütmeye başladı.

Aramızda kuşak farkı olmasına karşın babamdan duyduğum bazı slogan sözcükleri bile sarf ediyorum. Enteresan olan, yanılıyor olabilirim ama sanki bu benzerlikler ben elliyi geçtikten sonra başladı. Bu da başka bir ruh haline sokuyor insanı, dikkat ederseniz o ruh halinin adını telaffuz etmiyorum. Elliden sonra saçlarımı uzatmaya başladım, belki başka yazıda bunun bana göre nedenlerini anlatabilirim.

Esas korkuma gelince; şimdi zaman zaman çatıştığım (böyle demek beni rahatlatıyor) oğlumun da bu genetik faktörlerden dolayı babam ve benim benzeşen huylarımızı alsın ve bu devinim böyle sürgit devam etsin. Şimdi canım babandan sana kadar olan kuşak farkları ile bugünkü teknoloji çağındaki kuşak farkı aynı olur mu! Bunlar bilgi çağı çocukları hiç size benzerler mi diyorsunuz haklısınız babamın zamanında da benim zamanımda da koldan vites , amortisörsüz makaslı arabalar vardı, şimdi yok.

Ama, bir söz vardır "Katranı kaynatsan olur mu şeker cinsini sevdiğim cinsine çeker."

Kalın sağlıcakla...

         
    

Tüm Yorumlar (0)




Facebook Yorumları

Yazarın Diğer Yazıları